Etiket Arşivi: sbs

SBS’YE, PYBS’YE GİRECEK ÖĞRENCİLER ÇALIŞMA İSTEĞİNİZİ ŞÖYLE ARTIRABİLİRSİNİZ

Öğrencilerin en önemli problemlerinden biri; öğrencinin çalışmak istediğini söylediği halde, çalışmaya başlayamamasıdır. İkinci önemli problem ise; çalışmayı uzun süre devam ettirememesidir. Bu iki probleme karşı elbette yapılması gereken bir eylem planımız var. İşte sekiz maddede, içinizdeki çalışma istediğini nasıl artırabileceğiniz sorusunun cevabı:
1- Çalışmak için şevk gelmesini beklemeyin, harekete geçin
Öğrencilerin birçoğunda harekete geçmek için isteğin oluşmasını beklemek gibi bir saplantı var. Hâlbuki insanoğlu istek oluşmadan harekete geçince belli bir süre sonra bu istek kendiliğinden ortaya çıkabilmektedir. Yani kimi zaman istemeye istemeye harekete geçmek, ders çalışma isteğini kendiliğinden oluşturabilir. Bu nedenle çalışmak için tören beklemeyin, kendinizi zorlayın ve harekete geçin.
2- Hedefinizi hatırlayın!
Hedefiniz yoksa çalışmak için bir nedeniniz de yoktur. Bu nedenle hedefinizi güçlendirmeye, yazılarla ve resimlerle canlı tutmaya gayret edin. Kazanmayı düşündüğünüz bölüm ya da üniversite ile ilgili orada okuyan öğrencilerle ara sıra görüşerek bu canlılığı sağlayabilirsiniz.
Unutmayın ki insanoğlu kısa sürede ulaşacağı hedeflere daha iyi konsantre olur. Siz bir kısa koşucu değil, bir maratoncusunuz. Bu uzun soluklu koşuda belli noktaları istasyon olarak belirlemelisiniz. Günlük, haftalık, aylık hedefler belirleyerek (bitireceğiniz konular, çözeceğiniz soru adetleri, deneme sınavlarında alacağınız puanlar gibi) ana hedefiniz için bunları basamak olarak kullanın.
3- Arkadaş grubunuzu çalışan öğrencilerden oluşturun
Çevrenizdeki arkadaşlarınız çalışan, çalışmayı seven, yarış edebileceğiniz nitelikte olsun. Kendinizi bir yarış havasına sokabilirseniz çalışma isteğiniz artacak, iradeniz güçlenecektir. Unutmayın arkadaşınız çok iyi bir insan olabilir. Ama onun hedefleri ve idealleri seninki ile aynı olmayabilir!
4- Başardığınızda ödül, yapmadığınızda ceza!
Önünüze koyduğunuz günlük, haftalık ya da aylık hedeflere, almak istediğiniz puan hedeflerine ulaştığınızda kendinize ödüller verin. Bu ödüller sizin için cazip şeyler olmalı. Bunu aileniz de yapabilir, siz de yapabilirsiniz. Hedeflerinizi gerçekleştiremediğinizde ufak cezalar uygulayabilirsiniz. Örneğin günlük hedefe ulaşmadığınızda o gün seyredeceğiniz tv programını seyretmeyin ya da arkadaşlarınızla buluşmayı düşünüyorsanız buluşmayın.
5- Rehberlik hizmetlerinden yararlanın
Sizin çalışma koşullarınızdan haberdar, sizi yakından tanıyan, zaman zaman çalışma performansınızı denetleyen, hedeflerinizi ne derece gerçekleştirdiğinizi ölçen-biçen ve gerekli taktik ve tekniklerle sizi yönlendiren bir rehber ya da danışman öğretmenin varlığı da çalışma iradenizi güçlendirecektir. Bu kişi, üzerinizde etkisi ve yaptırımı olan bir öğretmeniniz olabileceği gibi üniversiteli bir büyüğünüz de olabilir. Özellikle bu kişinin sizi denetleme görevi çok önemlidir.
6- Çevrenizde sizi konuşma ve davranışlarıyla tetikleyecek kişiler olsun
Sizler birer robot değilsiniz. Elbette arada sırada çalışma isteğiniz azalacak, performansınız düşecektir. Böyle dönemlerde konuşmasıyla sizi etkileyen, çalışma isteğinizi artıran, iradenize güç veren bir insanla konuşmanızda fayda vardır. Bazı kişiler konuşma ve davranışıyla sizde etki yapar. Onunla çok kısa bir süre de olsa bir arada olmanız, konuşmanız çalışma isteğinizi kamçılayabilir.
7- Sorunlarınızı anlatın
Sınavda sadece ders çalışmayla başarılı olmak çok zordur. Bu dönem zarfında dertleriniz, sıkıntılarınız, bunaldığınız anlar olacaktır. Böyle anlarda sorunlarınızı paylaşacağınız, konuştukça rahatlayacağınız kişiler olmalı çevrenizde. Bu kişi ya da kişiler, ailenizden olabileceği gibi, arkadaş ya da öğretmenlerinizden birisi de olabilir.
8- Ümitsizliğe düşmeyin
Zaman zaman bunalabilir, ümitsizliğe düşebilir, karamsarlığa kapılabilirsiniz. Bu son derece doğaldır. Bazı dönemlerde aksilikler ve başarısızlıklar peş peşe gelebilir. İşte bu noktada ayakta kalmasını bilenler diğer adaylara karşı önemli bir avantaj elde edeceklerdir.
Bırakmak, kaçmak herkesin rahatlıkla yapabileceği şeylerdir. Ancak problemlerle mücadele etme iradesini gösterenler hem bu sınavda hem de hayatın diğer dönemlerinde başarıyı yakalayabileceklerdir. Unutmayın ki tarihteki önemli şahsiyetler, başarısızlıklarından ve yenilgilerinden sonra ayakta kalmayı başarabilenler arasından çıkmıştır.

31 MAYIS 2009′DA YAPILAN ÖZEL YABANCI ORTAÖĞRETİM OKULLARINA GİRİŞ SINAVI SORULARI VE CEVAPLARI

31 Mayıs 2009 Pazar günü yapılan Özel Yabancı Ortaöğretim Okuluna Giriş Sınav sorularını;
06 Haziran 2009′da 8. sınıf SBS’ye girecekler,
07 Haziran 2009′da 7. sınıf SBS’ye girecekler,
14 Haziran 2009′da ÖSS’ye girecekler,
13 Haziran 2009′da 6. sınıf SBS’ye girecekler( en azından bildiklerinizi) mutlaka indirin çözün.
Çözmezseniz pişman olursunuz.
BİR GÜNDE ÇOK SORU ÇÖZMEK MARİFET DEĞİL, MARİFET NİTELİKLİ SORU ÇÖZMEKTİR.
31 Mayıs 2009 Tarihinde Yapılan Özel Yabancı Ortaöğretim Okullarına Giriş Sınavı Soruları Ve Cevap Anahtarı
2.Aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisi terim anlamıyla kullanılmıştır?
A) Açık sarı saçlı zayıf bir kadın, keman çalıyordu.
B)Evin, ufak çiçekler ve bitkilerle süslü bahçesine çıktım.
C)Üstü ayran kabarcıklı tereyağını, sıcak tandır ekmeğine sürer, yerdi.
D)Sıvanmış, boyanmış bir binanın tuğlaları arasındaki harcı göremeyiz.

9.Sevinçten ( ) heyecandan içim içime sığmıyor ( ) bağırmak ( ) kahkahalar atmak ( )
ağlamak istiyorum.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretleri getirilmelidir?
A) (,) (-) (-) (!) B) (;) (,) (;) (,)
C) (,) (;) (,) (,) D) (;) (;) (,) (…)

7. 185, 190, 190, 172, 167, 174, 182
Bir okulun basketbol takımındaki sporcuların boylarının kaç santimetre uzunluğunda
olduğu yukarıda verilmiştir. Bu verilerin ortancası (medyanı) aşağıdakilerden hangisidir?
A) 182 B) 180 C) 174 D) 172

8. Sesin genliği ve sesin şiddetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Sesin genliği arttığında sesin şiddeti de artar.
B) Sesin genliği azaldığında sesin şiddeti artar.
C) Sesin genliği arttığında sesin şiddeti sabit kalır.
D) Sesin genliği ile sesin şiddeti arasında bir ilişki yoktur.

2. Amasya Genelgesi’nde “Vatanın bütünlüğü tehlikededir.” ifadesinin yer almasında aşağıdakilerden hangisinin bir etkisi yoktur?
A) Düzenli ordunun kurulmasının
B) Azınlıkların zararlı faaliyetlerinin
C) İtilaf Devletlerinin yaptığı işgallerin
D) İstanbul Hükûmetinin işgaller karşısındaki tutumunun

A Kitapçığı Soruları ve Cevap AnahtarınıİNDİR

B Kitapçığı Soruları ve Cevap AnahtarıınıİNDİR

SBS’YE VE ÖSS’YE GİREN ÖĞRENCİLERİN VELİLERİNE TAVSİYELER

06 Haziran 2009′da 7.sınıf SBS, 07 Haziran 2009′da 8. sınıf SBS, 13 Haziran 2009′da 6. sınıf SBS ve 14 Haziran 2009′da ÖSS’ye giren öğrencilerin velilerine önemli tavsiyeler var.Bunları mutlaka okuyun.
Çocuklarınız hakkında yapılan eleştirilere karşı objektif yaklaşmalısınız. Başkalarının, çocuklarınız hakkında yaptığı olumsuz eleştirileri en iyi karşılama yöntemi; eleştiriyi cevaplarken karşınızdakinin söylediği olumsuz düşünceyi olumlu hale getirmektir. Kişi üzerinden değil olaylar üzerinde karşınızdakinin sözlerini değerlendirin.
Öfkeyle kalkan zararla oturur

Öfke öfkeyi doğurur. Çocuğu, okuldan geldiğinde, öğretmeninin ondan nefret ettiğini duyan her veli doğal olarak sinirlenir. Özel yetenekleri olan çocukların velileri için bu daha da kolaydır çünkü büyük bir olasılıkla velinin de özel yetenekleri vardır. Aynı yaşlarda okulda aynı davranışlara maruz kalmıştır. Bu olguyu kabullenirseniz geçmişten kalan acılarınızı çocuğunuzun öğretmeninden çıkarmazsınız.

Öfkeniz durulduktan sonra okulu arayarak çocuğunuzun öğretmeni ile görüşün; okul, bürokratik hiyerarşi sistemi ile yönetilir. Eğer sorun sınıf ortamında yaşanmışsa önce öğretmeni arayarak söylediklerini dikkatle dinleyiniz; açıklamaları sizin için yeterli değilse o zaman okul müdürünü arayarak, sınıf öğretmenin de bulunacağı bir görüşme talep ediniz.
Kelimeleri seçerek kullanın

Kendinizin ve karşınızdakilerin kullandıkları sözcüklere dikkat gösteriniz. Çocuğunuzun öğretmeni anlamadığınız bir sözcük kullandığında açıklama isteyin. Kimi zaman farklı kişiler aynı sözcüklere farklı yorumlar getirirler ve bu da yanlış anlaşılmalara yol açar. Aynı lisanı konuşmadığınız kişilerle bir anlaşmaya varmanız zordur.
En kötü plan bile iyidir

Mutlaka bir planınız olmalı. Her planın da mutlaka bir alternatifi olmalı. Çocuğunuz için uzun vadede ve kısa vadede istediklerinizin bir listesini yaparak, bir hareket planı geliştiriniz. Planınızı bir takvime uygulayınız. Kendinizi bir yöntem uzmanı olarak görünüz. Bir sorunu çözümlemek için önce sorunu tanımlamak sonra olası çözümler için kafa yormak, en başarılı olacağını düşündüğünüzü seçmek ve çözümü denemek gerekir. Eğer bir çözüm işe yaramazsa o zaman bir ikincisini olmazsa bir üçüncüsünü denersiniz. Kararlı, planlı hareket ederek kendinizi amacınıza odaklayınız.
Arşiv çalışması yapın

Yaptıklarınızı kâğıda dökerek, saklayınız. Eğer birden fazla çocuğunuz, işiniz, eviniz, gönüllü bir göreviniz ve bir kaç tane de hobiniz varsa, çocuğunuzun öğretmeni ile en son ne zaman konuştuğunuzu, nelerden konuştuğunuzu ve ne kararlar aldığınızı hatırlamak zordur. Neler yaptığınızı yazarak hatırlayınız.
Kanalları açık tutun

Öğretmenlere teşekkür etmeyi unutmamalısınız. Veli-öğretmen görüşmelerinin ertesi günü bir teşekkür notu gönderebilirsiniz. Görüşme iyi gitmemiş bile olsa, öğretmene size ayırdığı zaman için teşekkür edebilirsiniz. İletişim kanallarını daima açık tutmak çocuğunuzun yararına olacaktır.
Haberdar olun

Kendinizi bilgilendirin. Çocuğunuzun sınıfı, kanunlar ve “özel eğitim gerektiren çocukların hakları” konusunda araştırma yaparak bilgi sahibi olunuz. Çocuğunuzun öğretmeni ile en uygun görüşme zamanı, bir sorun yaşanmadan öncedir. Okul yılı başında öğretmenle arkadaşça bir ilişki kurunuz. Okulda yapılan toplantıların hepsine katılınız. Bu toplantıların sıkıcı olduğu doğrudur ama toplantılar sırasında başka hiçbir yerde öğrenemeyeceğiniz bilgiler edinirsiniz. Okul yönetimi ile konuşarak özel eğitim gerektiren çocuklar için ne gibi yatırımlar yaptıklarını, yapacaklarını öğreniniz.
B planınız nedir?

Kendinize “Bu sorunu kim çözebilir?” sorusunu sorunuz. Bir sorunu çözmek için girişimde bulunmadan önce bu sorunun cevabını verebilmelisiniz. Eğer çocuğunuzun öğretmeni, çocuğunuzun sorunlarına çözüm getiremeyeceğini ifade ederse o zaman müdür, rehberlik öğretmeni, okul psikologu ya da okulda bu konuda bilgi ve yetki sahibi birisi ile bir toplantı önerip, öğretmene yardımcı olmalarını sağlayabilirsiniz.
Dayanışma içinde olun

Başkaları ile benzer sorunları paylaştığınızı bilmek, kendinizi iyi hissetmenize neden olacaktır. Anne baba olmak çok zor bir iştir. Farklı bir çocuğa sahip olmak çok çok zor bir iştir. Çocuğunuzun güçlü yanları olduğunu, dünyayı farklı olarak algıladığını, değişik bir bakış açısı olduğunu, duygularının kimi zaman çok güçlü olduğunu ve kendine özgü merakları olduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız.
Siz önemlisiniz

Çocuğunuzun iyi öğrenim görmesinin size bağlı olduğunu anlamalısınız. Çocuğunuzun öğrenimi için en önemli kişi onun hayatındaki en önemli kişidir; bu da sizsiniz. Çocuğunuza bol bol kitap almalısınız. Ama kitapları onun eline verip okumasını söylemeyin. Kitapları görebileceği yerlerde el altına koyun, er geç ilgisini çekeceklerdir. Çocuğunuzla sohbet edin. Onunla konuşurken sorularına kısa ve öz cevaplar vermeye çalışın. Çocuğunuzun her anını doldurmaya çalışmayın, herkesin düşünmeye, planlamaya ve her şeyden önemlisi hayal kurmaya ihtiyacı vardır.