Etiketler
6.sınıf sbs türkçe soruları 7.sınıf sbs türkçe soruları 8.sınıf sbs türkçe soruları 1001 HATİM akp allah demirciler demirciler köyü doğum dua düğün DİN EHREK ehrek video erzurum evlilik EĞİTİM eğitici hikaye eğitim haberi FİLİSTİNE DESTEK fıkra hikaye kandil karne mhp muhsin yazıcıoğlu mustafa ağırman nişan saadet partisi sağlık sbs sevgi sohbet SPOR TEMİZLİK tortum tortum demirciler köyü velilere tavsiye video yerel seçim YILBAŞI ölüm öss İSRAİLİ KINAMA şiirKategori Bulutu
Etiket Arşivi: sohbet
BİR EĞİTİMCİ OLARAK HZ. MUHAMMED(SAV)
Bilhassa konferansa öğretmenler, imam hatip ve müezinler bu konferansı kaçırmamalısınız.
TARİH:07 MAYIS 2010
SAAT:19.45
YER:ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KÜLTÜR SİTESİ(Solakzade Cami yanı)
Konuşmacı:
Prof.Dr. Mustafa AĞIRMAN
27 NİSAN 2010′DA MEHMET TALU ERZURUM’DA
Yenişehir Solakzade Cami’nin yanında ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BEL. KÜLTÜR MERKEZİ’nde saat 19.30 ‘da sohbet edecek.Tüm Erzurumlular davetlidir.
PROF.DR. MUSTAFA AĞIRMAN HOCAMIZIN SOHBETİNE DAVETLİSİNİZ

PROF.DR. Mustafa AĞIRMAN her hafta salı günü Yenişehir Solakzade Cami’nin yanında ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BEL. KÜLTÜR MERKEZİ’nde akşam namazı ile yatsı namazı arasında sohbet ediyor.Alvarlı Mehmet Lütfi Efendi Hazretlerinden de gazel okuyor.Erzurumlular mutlaka gelmelisiniz.Alllah(cc) her ikisinden ve sohbete katılanlardan razı olsun
DEDİĞİMİ DENEYİN(DEVAMI)
Her gün dünyada ve Türkiye’de olup bitenlere kısaca bir kulak verdikten sonra bu gün ben bu dünya ve dünyalılara karşı görevlerim nedir, bu dünya ve dünyalılardan benim hakkım nedir? Diyerek harekete geçmeli ve her ikisini de Hakkın koyduğu kurallar içinde görevini hakkıyla yerine getirmeli.
Şunları ise hiçbir zaman ihmal etmemeli:
Sabah kalkarken Bismillah çekerek kalkmalı.
Abdest alırken önce dişleri fırçalamalı.
Sabah namazını kılmalı.
O günlük işlerini ihmal etmemeli.
Verdiği sözleri yerine getirmeli.
Yolda giderken tanıdığına tanımadığına selam vermeli.
Büyüklere saygılı, küçüklere sevgili olmalı.
Gülümsemenin sadaka vermek gibi olduğu bilinmeli ve insanlara bakarken taciz bakışıyla değil, huzur ve güven veren bir bakışla bakmalı.
Güçlülere yaltaklanmaktan, zayıflara efelenmekten uzak durmalı.
İnsan içinde burnuyla oynamamalı.
Tükürüğünü mendiline atmalı.
Toplum içinde gerinerek esnemekten kaçınmalı.
Esnemeyi gerektiren tembellikten sakınmalı.
Öksürük ve geğirme esnasında ağzını eliyle kapamalı.
Gıybet ve iftiradan uzak durmalı.
İnsanları üzecek, utandıracak kelimeler konuşmamalı.
Fakirlik, hastalık gibi kötü durumlarını ehli olan zengin ve doktor gibi insanlardan ve Allah’tan başka kimseye söylememeli.
Söylerseniz, dostlarınızı bir şey yapamadığı için üzersiniz, düşmanlarınızı sevindirirsiniz.
Kızdığınız kişiye karşı hemen dilinizi tutunuz. O halde iken bir kötü söz çıkar ki geriye dönüşü olmaz.
Kazandığınızın bir kısmını fakirlere yardım ediniz. Verdiğiniz şey malınızın en iyilerinden olsun.
Kazandığınızda şımarmayın, kaybettiğinizde üzülmeyin.
Metin olun çalışmaya devam edin.
“Olanda hayır vardır” deyip kazaya rızayı devam ettirin.
Yemekten önce elleri yıkayın. Yemekten sonra da ağzınızla beraber yıkayın.
Acıkmadan yemek yemeyin.
İyice doymadan yemekten kalkın.
Lokmanız küçük olsun, çokça çiğneyin.
Yemeğin başında Bismillah çekin, sonunda Elhamdülillah deyin.
Günlük Kur’an’dan bir bölüm okuyunuz.
Yakınınızdaki camide vaaz varsa günde bir vaaz veya bir konferans dinleyiniz.
Alim ve salih insanlarla beraber olun. “İslinin yanında is kokar, mislinin yanında mis kokar demişler.
Kötü huy, bulaşıcı hastalık gibidir. Onlarla ilişki, doktorun hastasıyla olan ilişkisi gibi olmalıdır.
Herkes hakkında iyimser olunuz ama tedbiri elden bırakmayınız.
İşinizi sağlam yapınız.
Hastalıkta ve sağlıkta dost ziyaretlerini ihmal etmeyiniz.
Hediyeler götürünüz.
Ana-babanızın gönlünü alınız, nasihatlerine kulak veriniz.
Dostlarınızı severken göklere çıkarmayınız, düşmanlarınızı yererken yere batırmayınız. Ayıp araştırıcısı olmayınız.
Burnunuz kötü kokulara değil iyi kokulara alışkın olsun.
Yolda giderken bakışınızla, ayak sesinizle veya yüksekten konuşarak kimseyi rahatsız etmeyiniz.
Çocuklarınıza beddua etmeyiniz.
Hayır dua ediniz.
Sevgiyle büyütünüz.
Kimseye haset etmeyiniz.
Çalışınız.
Kimseye yük olmayınız.
Kendi işinizi kendiniz görünüz.
Sahip olduğunuz mal veya makam üzerinden sohbet etmeyiniz.
Başkasının malını veya makamınıı aşağılamayınız.
Yapılan yanlışları usulüne uygun olarak gidermeye çalışınız.
Çarşıdan aldığınız eşyayı açık olarak getirmeyiniz.
Komşunuz aç iken tok sabahlamayınız.
Evinize güleç yüzle dönünüz.
Küçücük de olsa bir hediyeniz olsun.
İş sorunlarınızı anlatarak evin tadını kaçırmayınız.
Helal yiyeceklerle bedeninizi, ibadetle ruhunuzu gıdalandırdıktan sonra abdestli olarak dualarla yatağınıza giriniz.
Kafaya bir şey takmayınız.
İş, olacağına varır.
Allah’ın dediği olur.
MİLLİ GAZETE YAZARI MAHMUT TOPBAŞ’TAN ALINTIDIR.
DEDİĞİMİ DENEYİN
İç ve dış temizliğinize önem verin. İçinizi inkardan, yalandan, kinden, hasetten temizleyin. Dışınızı kirden, pastan, kötü görüntüden temizleyin Sevdiklerinizi sevmeye devam edin.
Sevginizi artıracak hediyeleşmelere ağırlık verin. Yaratılmışlar arasında en çok Peygamberimizi sevin. Çünkü o, sevdiklerimize nasıl davranacağımızın mükemmel örneği ve önderimizdir.
Bizi yaratan, yaşatan, yöneten ve gözeten Allah’ımızın yarattıklarına Allah rızası için sevgiyle bakın. Allah’ın bize iyilikleri güzel bir şekilde sunduğu gibi Onun yarattıklarına yapacağınız iyilikleri güzel bir şekilde sunun.
Hiçbir kimsenin şahsiyetini törpülemeyin, aşağılamayın, alçaltmayın. Biz, insanların üzerindeki inkâr pisliğinin düşmanıyız. İyilikleri görün, yayılması için gayret gösterin. Kötülükleri de yara gibi sargı altında tedavi edin.
Cerahati patlatın ama milletin midesini bulandıracak şekilde ortalığa yaymayın.
Doktorun yardığı çıbanı sargıyla sardığı gibi tedavi amaçlı gizleyin. Hastanın doktoruna güvendiği sırlarını doktorun gizlediği gibi siz de sırlarınızı ve başkalarının sırlarını gizleyin.
Küsünce daha fazla gizleyin.
Dosta düşmana güven verin.
İşinizi, sözünüzü güzel, faydalı ve sağlam yapın. Zalimin zulmünü engelleyerek, mazlumun yanında yer alarak hem zalime hem mazluma yardım edin. Elinizi, dövmede değil sevmede kullanın. Alan el değil, veren el olun.
Yük olmayın ama yük taşımaya yardım edin. Gözünüzü açın, gönül açıcı işler yapın, sözler söyleyin ama açıkgöz olmayın.
Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen olun. Malıyla, unuyla ünlenenlerden değil, ilmiyle, irfanıyla, haliyle, çevreye karşı güzel davranışlarıyla güzel bir ün bırakın.
İnsan ağzından çıkan her söze önem verin. Her sözü duyun en güzeline uyun. Bakışlarınız güven versin, gönül açsın, taciz etmesin, gönül karartmasın.
Gönlün kirlenmesi, denizlerin kirlenmesinden daha tehlikelidir. Göz ve kulaklarınızdan içeriye kirli şeyler girmesin.
Ağzınızdan çıkan kelimeler, sarraf terazisinden daha hassas teraziyle tartıldıktan sonra çıksın ağzınızdan. İnceliğe, nezakete önem verin.
Yumuşak huylu, tatlı dilli, güler yüzlü, geniş, yanık ve yazık yürekli olun.
Her şeyden haberdar olun. Kötü haberleri yaymayın, ilgilisine bildirin.
Büyük alim, büyük komutan, büyük sanatkar, büyük işadamı olmaya çalışın.
Vermeyene verin, gelmeyene gidin.
Mü’minin önüne hiçbir kâfiri geçirmeyin.
Göz ve gönlünüzde Allah’ı büyütün, düşmanlarını küçültün. Kendinizi, ailenizi ve insanlık ailesini şirkten, kötülüklerden koruyun. Gönlünüzü imanla, midenizi helak rızıkla doyurun.
Hesaba çekileceğinizi bilin.
Ölmeden önce kendinizi hesaba çekin.
Zalimlere hesap sorun.
Düşmanın çokluğundan korkmayın “Hasbunallah” deyin ve yürüyün.
Cömert olun. Başkasının sırtından veya devlerin imkanlarından saçıp savuranlar cömert sayılmazlar. Özellikle Ramazan günlerinde daha çok cömert olun.
“Allah’ın sana verdiği gibi sen de güzel bir şekilde ver” (Kasas 77)
“Yok ki ne vereyim?” deme. Ekmeğinin yarısını ver. Efendimizin ifadesiyle bir tek hurman varsa onun yarısını vermek servetin yarısını vermek gibidir. Her zaman cömert olan sevgili peygamberimiz, Ramazan ayında daha cömert olurmuş. Hatta devamlı esen ve her şeye faydalı olan ve her şeyi etkileyen tatlı rüzgardan daha cömert olurmuş. (Buhari, savm, hadis 1795, 1807) Birileri devletin fişlemesinden korkar. Siz, korkmayın. O devlet babaysa her vatandaşının nerede ne yaptığını, yemesini, içmesini, hastalığını, tedavisini, eğitimini her şeyini takip etmelidir.
Siz her an Rabbimiz tarafından gözetildiğinize iman etmişsiniz. Kiramen katibin melekleri tarafından yirmi dört saat gözetildiğinize iman ediyorsunuz.
Gözetildiğini bilen, dostlarını gözetir. Düşmanlarını gözetim altında tutar ve arkasından onu korur. Davetlere icabet ediniz, Sevginiz artar, Dostluklar takviye edilir. Sevdiklerinize sevdiğinizi bir şekilde bildiriniz. Edepli olunuz. Edebinizi halinizle gösterirken nazik olunuz, dille ifade ederken nezakete dikkat ediniz.
Daima hakkın ve haklının yanında yer alınız. En hakiki dostun Allah olduğunu biliniz, Allah dostlarını da dost edininiz.
İman eden imanında samimi olan herkesi Allah dostu olarak görünüz. Allah’a hamd ediniz, Rasulüne salavata devam ediniz.
Övülmeye layık olanları taltif ediniz.
Yerilmeye layık olanları da yerilmekten övülmeye layık hale getiriniz. Çevrenizi iyi tanıyınız. İyilerin, güzellerin, cömertlerin, alimlerin, nerede ne iş yaptığını biliniz ve gücünüz yettiğince onlara yardımcı olunuz.
İnkarcılığı yayan, kötülük yapan, zarar veren, rahatsız edenleri de tanıyınız ve kanser hastalığından, AIDS’ten daha tehlikeli hastalığa yakalanan bu insanları tedavi ettiriniz. Yolcunun yoldaşı, gariplerin arkadaşı, hastaların ilacı, kimsesizlerin kimsesi olunuz. Siz, ihtiyacınızı yalnız Allah’a arz ediniz ama ihtiyaç sahiplerini geri çevirmeyiniz. Gücünüzün farkında olunuz. Kullanmasını biliniz. Hayırlı işlerde en önde olunuz.
Kimi öne geçireceğinizi, kimi geriye bırakacağınızı iyi biliniz. İnsanlar sizi yaptığınız güzel ve faydalı şeylerle hatırlasın.
Hem nimet, hem hizmet veriniz.
Mazlumların intikamını zalimlerden alınız.
Affedici olunuz.
Birleştirici olunuz, parçalayıcı olmayınız. Arabulucu olunuz, arabozucu olmayınız.
Aydın olunuz. Aydınlatınız.
Tehdit etmeyiniz, teklif getirip, yol gösteriniz. İki dünyasına yarayacak kalıcı sözler, kalıcı işler yapınız. Ölünce varislerinize temiz bir isim, helal kazanç bırakınız. Bütün bunları başarırken azminizi, iradenizi sabır taşında bileyleyiniz ve sabırla yürüyünüz. Yarın da devam edecek. Dediğimi deneyin.
MİLLİ GAZETE YAZARI MAHMUT TOPBAŞ’TAN ALINTIDIR.
TÜM İNSANLARDA BULUNMASI GEREKEN 7 GÜZEL ÖZELLİK
Hz.Muhammet(sav) olan bu özellikleri kendimize uygulamaya ne dersiniz?
1) Kimseyi eli boş çevirmezdi
“Allah Resulü, hoşlanmadığı şeyleri görmemezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayal kırıklığına uğratmaz, istekte bulunan kişiyi eli boş çevirmez, tamamen mahrum bırakmazdı.”
Âlemlere rahmet olarak gönderilen, Efendimiz (sav), Allah’ın emrine aykırı olması sebebiyle, üzüldüğü veya kızdığı bir şey olursa mutlaka o konudaki tavrını açık ve net bir şekilde ortaya koyardı. Böyle durumlarda mübarek yüzleri kızarır, alnının tam ortasındaki damar belirirdi. Bunun dışında hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu görmezlikten gelirdi.
Sevmediği yemeği yemez ancak kötülemezdi. Buyurun siz yiyin derdi. Kendisine keler yemesi teklif edildiğinde; “Keler, benim hoşuma gitmiyor, siz yiyebilirsiniz” demişti.
Hiçbir kimseyi boş çevirmezdi. Onun kendisinden talepte bulunan bir kimseye “hayır” dediği görülmemişti. İhtiyaç sahibine vereceği bir şey yoksa sahabelerden birine gönderirdi.=
2) Gereksiz yere ve boş konuşmazdı
“Allah Resulü şu üç şeyden; Gereksiz tartışmadan, çok konuşmaktan ve kendisini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmaktan titizlikle uzak dururdu.”
Efendimiz (sav)’ın, sükûtu hikmet, sözleri ise ibretti. Lüzumsuz tartışmayı sevmez, haklı bile olsa tartışmayı terk eden kimsenin cennetin ortasına nail olacağı müjdesini verirdi. Buyurmuştur ki; “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir”
3) Kimseyi kötülemez, kınamaz ve kusur araştırmazdı
“Allah Resulü, insanlarla ilgili şu üç husustan titizlikle sakınırdı: Hiç kimseyi kötülemez, kınamaz ve gizli kusurlarını araştırmazdı. Sadece yararlı olacağını ümit ettiği konularda konuşurdu”
Sevgili Peygamberimiz (sav), irşad ve ıslah için gönderilmişti. Birisine yönelteceği tenkit de yıkıcı değil yapıcı olurdu. Özel hayatı ilgilendiren kusurları deşifre etmek yerine, bu kusurların giderilmesi için gerekli manevi alt yapıyı hazırlamakla yükümlü idi. Toplumda yaşanan eksikliklere genel ifadelerle temas ederdi.
4) Birlikte olduğu kişilerle uyumlu idi
“Allah Resulü, ashabının güldüğü şeylere güler, onların hayret ettikleri şeylerde kendisi de hayretlerini ifade ederlerdi.”
Efendimiz, Kur’an ifadesiyle ‘içinizden, sizden bir elçi’ idi. Herkesin yediğini yer, herkesin içtiğini içerdi. Herkes gibi giyinir, herkes gibi yaşardı. Onun giyiminde sadelik ve temizlik hâkimdi. O’nun insanlardan farklılığı sadece ruh, gönül ve vicdan farklılığı idi. Herkesin konuştuğu konulara o da katılır onların güldükleri şeylere O da gülerdi.
5) Aşırı övgüyü kabul etmezdi
“Allah Resulü, ancak yapılan iyiliğe denk düşen ve dalkavukluğa kaçmayan övgüleri kabul ederdi.”
Efendimiz, kendisini “kuru ekmek yiyen Kureyşli bir kadının oğlu” olarak takdim eder, sürekli Allah’ın kulu olma şuurunu aşılardı. Güzel Kur’an okuyan Ebu Musa el Eş’ari, Übeyy bi Ka’b ve Abdullah bin Mesud gibi sahabelerin güzel Kur’an tilavetini takdir ederdi. Ancak hiçbir zaman aşırı övgüde bulunmaz, aşırı övgü yapanları kabul etmezdi.
Aşırı övgü yapanların, övdükleri kişiyi kör testere ile kesmiş gibi olacaklarını söylemişti. “Sizi yüzünüze karşı aşırı derecede övenlerin yüzlerine toprak saçın” buyurmuştu.
“Aramızda yarın ne olacağını bilen Peygamber vardır” diye kaside okuyan kişiyi hemen uyarmış ve: “Yarın ne olacağını Allah’tan başka kimse bilemez” demişti.
6) Hiç kimsenin sözünü kesmezdi
“Allah Resulü, haddini aşmadığı müddetçe hiç kimsenin sözünü kesmezdi. Eğer huzurunda haddi aşacak şekilde konuşan olursa, o zaman ya o konuşanı susturur ya da o meclisten ayrılmak suretiyle ona engel olurdu.”
7) Huzurunda herkesin sözü dikkatle dinlenirdi
“İçlerinden birisi, Allah Resulü’nün huzurunda konuşurken, o sözünü bitirinceye kadar diğerleri can kulağıyla konuşanı dinlerlerdi. Allah Resulü’nün nezdinde, onların hepsinin sözü, ilk önce konuşanın sözü gibi ilgiyle karşılanırdı”
Herkese ayrı bir değer, ayrı bir önem veren Efendimiz (sav) herkesin sözünü dikkatle dinlerdi. Ashabı da birbirlerinin sözlerini kesmez, konuşmalarına müdahale etmezlerdi.
Onlar, İslam medeniyetinin öncü kuşağı idiler. Her konuda oldukları gibi, insani ilişkiler konusunda da model toplum oldular. Tarih boyunca rahmetle anıldılar ve rahmetle anılacaklardır.
[Not: Bu metin, Dr. Halil İbrahim Kutlay hocamızın, 'Peygamberimizin gençliğe yaklaşımı' adlı çalışmasından sadeleştirilmiştir.] milli gazeteden alıntıdır.
HAYATI SORUNSUZ YAŞAMAK İÇİN OKUMALISIN
Hayatı sorunsuz, pürüzsüz yapmak için kendini feda eden herkese de belki biraz faydası olur.
…bir zamanlar kötü geçen bir hasattan şikayet eden bir çiftçi vardı: “Tanrı hava durumunu kontrol etmeme izin verse her şey daha iyi olurdu.”
Tanrı ona dedi ki: “Bir yıl boyunca havanın kontrolünü sana bırakacağım.Ne istersen hemen yerine gelecek.
Zavallı adam çok mutlu oldu ve hemen dedi ki “şimdi güneş istiyorum” ve güneş çıktı.Sonra dedi ki “şimdi yağmur yağsın” ve yağdı. Bir sene boyunca önce güneş açtı ve sonra yağmur yağdı. Mahsül hiç bu kadar bol, hiç bu kadar yemyeşil olmamıştı.
Sıra hasata geldi. Çiftçi buğdayı biçmeye koyuldu ama yüreğine indi. Başakların içi bomboştu. Tanrı sordu: “Nasıl mahsülün ?”
Adam şikayet etti:”Kötü efendim,çok kötü”.
“Peki sen havayı kontrol etmedin mi ?İstediğin her şey olmadı mı ?”
“Evet!Ben de işte bundan dolayı şaşkına döndüm.İstediğim güneşi ve yağmuru elde ettim ama hiç mahsül yok.”
“Peki hiç rüzgar, fırtına, kar ve buz istemedin mi ?Bunlar havayı temizleyip kökleri güçlü hale getiriyor. Mahsülün de içi doluyor.Hep iyi havayla olur mu hiç ? Elinde bu yüzden mahsül yok”
Yaşam hem iyi hava hem kötü hava, hem zevk hem acı, hem yaz hem kış, hem gece hem gündüz varsa yaşanır. Hem üzüntü hem mutluluk, hem rahat hem rahatsızlık olmalı.Yaşam işte böyle uçlar arasında güzelleşir.
“Allahım! Değiştirilebilecek şeyleri değiştirebilmem için bana güç ver, değişemeyecek şeyleri kabullenebilmem için sabır ver ve bu ikisini ayırt edebilmem için akıl ver. ”
DÜNYADAKİ HERKES BUNU UNUTTU
Balıklar gibi yüzmeyi öğrendik ama basit bir sanatı unuttuk. İNSAN gibi YAŞAMAYI biliyor musun?
ARKADAŞ ile DOST KAVRAMI
-Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır,
-Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır.
-Arkadaş senin ağladığını görmez,
-Dostunun omuzu ise senin gözyaşlarınla ıslanır.
-Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir,
-Dost sana yardım etmek için erken gelir; toparlanman için geç gider.
-Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur.
-Dost neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için.
-Arkadaş bir kavgadan sonra her şeyin bittiğini düşünür,
-Dost ise tekrar arar.
-Arkadaş senin daima onun arkanda olmanı ister.
-Dost ise her zaman senin arkandadır.
-Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir.
-Dost zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder.
-Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar.
-Dost zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır.
-Arkadaş sizi ikinci görmek ister.
-Dost ikinciniz olmaktan şeref duyar.
-Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır.
-Dost sıkıntınız olduğunda size koşar.
-Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız.
-Dostlarınız size huzur vermeye çalışır.
-Arkadaş bu mesajı okur ve kapatır.
-Dost okur ve dostlarına bu siteden bu yazıyı okutturur.
BİR ELİN PARMAKLARINDAN FAZLA DOSTU OLANLARA NE MUTLU
Bu yazıyı benimle paylaşan dostum Yahya GÜNEŞ‘e teşekkür ederim.
UZUN YAŞAMANIN KÜÇÜK SIRLARI
Yaşamın uzaması elimizde değildir, fakat buna rağmen uzatılması amacıyla pek çok yapılacaklar listesi de bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını paylaşalım…
Kırmızı eti azaltın. Et yemek istediğinizde balıkla birlikte haşlanmış sebze ya da bol yeşil salata yiyin.
Aşırı derecede tuz kullanımı kan basıncını bozar. Yemeğinize eklediğiniz tuzu yavaş yavaş azaltıp bırakmaya çalışın.
Yiyecekleri iyi çiğneyin. İyice çiğnenerek yenilen gıdalar, midede uzun süre tokluk hissi yaratıyor.
Pastırma, sucuk ya da benzeri yağlı gıdaları pişirirken ya da kızartırken yağdan tasarruf edin. Salatalarda da zeytinyağı ya da ay çiçek yağını tercih edin.
ABD’li sağlık uzmanları, hamilelik döneminin 18. haftasından itibaren annelerin alacağı balık yağlarının, bebeklerin zihinsel gelişimi açısından son derece yararlı olacağını açıkladı.
Kırmızı eti azaltın. Et yemek istediğinizde balıkla birlikte haşlanmış sebze ya da bol yeşil salata yiyin.
Aşırı derecede tuz kullanımı kan basıncını bozar. Yemeğinize eklediğiniz tuzu yavaş yavaş azaltıp bırakmaya çalışın.
Yiyecekleri iyi çiğneyin. İyice çiğnenerek yenilen gıdalar, midede uzun süre tokluk hissi yaratıyor.
Pastırma, sucuk ya da benzeri yağlı gıdaları pişirirken ya da kızartırken yağdan tasarruf edin. Salatalarda da zeytinyağı ya da ay çiçek yağını tercih edin.
ABD’li sağlık uzmanları, hamilelik döneminin 18. haftasından itibaren annelerin alacağı balık yağlarının, bebeklerin zihinsel gelişimi açısından son derece yararlı olacağını açıkladı.
Daily Mail gazetesinin haberine göre, Omega 3 içeren balık yağının, bebeklerin merkezi sinir sistemi gelişimini artıracağını söyleyen araştırmacılar, balık yağının emzirme döneminin başlarında da kullanımına devam edilmesinin bebeklerin zekâ seviyesini artırdığını da ekledi
Sağlıklı yaşam için 19 öneri
İngiliz bilim adamları, sağlıklı yaşamak için 19 öneride bulunuyor. İnternet ortamında birçok sağlık haber sitelerinde yayınlanan bu maddeleri sizler için sıralamayı uygun buluyorum. Bu tavsiyelerde olduğu gibi basit tedbirler alarak 90 yaşına kadar yaşamak zor değil. Fakat uzun yaşam için sadece bu tavsiyelere bağımlı kalmak pek yerinde bir tercih olmaz.
Uzun yaşam için insanın yapacağı çok daha fazla şey vardır. Önemli olan insanın doğru yaşam felsefesini ve davranış biçimini bir yaşam şekli haline dönüştürme becerisi göstermesidir. Geçici heveslerle kısa sürede yapılıp sonra vazgeçilen tüm güzel alışkanlıkların faydası yeterli düzeyde gerçekleşemez.
Sarımsak beynin yaşlanmasını engelliyor!
1- Sarımsak, beynin yaşlanmasını önlüyor ve kolesterolü düşürüyor.
2- Günde 1 kilometre yürüyüş kalp hastalığı riskini yüzde 60 oranında düşürüyor.
3- Haftada 4 kez kepekli ekmek, makarna ya da kabuklu pirinç tüketmek, kanser riskini yüzde 40 azaltıyor.
4- Sebze-meyve yemek kalp krizi, kanser ve şeker hastalığı riskini azaltmakta fayda sağlıyor.
5- Fast-food’dan uzak durun. Çünkü bu tür yiyecekler, kalp ve damar hastalıklarına yol açıyor.
Alınan her kilo, ömrü 20 hafta kısaltıyor
6- Bel ağrısına çalışma iyi gelir. Fazla zorlamamak koşuluyla hareket etmek bel kaslarına iyi gelir.
7- Günde 2 fincan kahve kolon kanseri riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azaltır.
8- Kilolu insanların aldıkları her yeni kilo ömürlerini 20 hafta kısaltıyor. Dolayısı ile kilo kontrolü, insanın sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesi için en önemli faktörlerin başında geliyor.
9- Fındık, fıstık, balık ve tahılda bol miktarda bulunan selenyum, kanser riskini azaltır.
10- Haftada düzenli olarak birkaç kez cinsel ilişkide bulunmak, kişiyi 10 yaş daha genç gösteriyor.
Uyku hastalıkların düşmanı
11- Strese ve depresyona karşı gelmek için hobi edinilmesi tavsiye ediliyor.
12- Mırıldanarak şarkı söylemek sinüziti önlüyor. Ayrıca ruhsal gerginliği azaltarak insanın rahatlamasını sağlıyor.
13- Düzenli ve yeterli uyku bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili oluyor.
14- İçeriğinde folik asit bulunan vitaminler kanser ve kalp hastalıklarından koruyor.
15- Cildiniz için mutlaka yazın koruyucu kremler, kışın da çatlamaya karşı nemlendiricilerin kullanılması gerekiyor.
Elma dişlere de faydalı
16- Elma yemek diş sağlığı için mükemmel bir besin maddesi. Ayrıca elmanın karaciğer ve kan üzerine sayılamayacak kadar çok olumlu etkileri olduğu yapılan son araştırmalarda ortaya çıkmıştır.
17- Eş seçerken dikkat edin. Kronik hastanın, eşinin de hasta olma riski 6 kat daha artıyor.
18- Günde 5 bardak su kolon kanseri riskini yüzde 50 azaltıyor.
19- Meslek seçerken dikkat edin. En sağlıklı meslek grubu pazarlamadır. Burada önemli olan insanın mesleğini yaparken mutlu olmasıdır. Hangi meslek olursa olsun aynı sonuç elde edilir.
[Kaynak: Sağlıklı Yaşamın Sırları Dr. Recai Yahyaoğlu, Nesil Yayınları İstanbul]
BİR MUHASEBE YAPALIM
Sevgili okurlarım!
Gelin, hemen şimdi şöyle bir muhasebe yapalım. Hepimiz müdrikiz, elhamdülillah…
. Her sabah yeni bir başlangıçtır.
. Her gün bir bütündür.
. Öyle ise, her sabah uyanınca, bugün nasıl iyilik, hizmet ve hayırlı faaliyet yapabilirim, diye düşünüp plânlayalım.
. Yeri geldiğinde elimizden geliyorsa iyilik yapmayı, hizmet yapmayı ertelemeyelim…
Her sabah uyanınca:
. Nefsimizi engelleyeceğimize,
. Kin beslemeyeceğimize,
. Haset etmeyeceğimize,
. Kibirlenmeyeceğimize,
. Kıskançlıktan uzak duracağımıza
. Kimseye kem (kötü) gözle bakmayacağımıza,
. Kimseyi kırmayacağımıza,
. Kimseyi aldatmayacağımıza,
. Yalan konuşmayacağımıza,
. Tanıdık, tanımadık herkese selâm vereceğimize,
. Herkese tebessümle bakacağımıza,
. İbâdetlerimizi yapacağımıza,
. Namazlarımızı vaktinde kılacağımıza,
. Haramlara tevessül etmeyeceğimize,
. Helâl olanlarla iktifa edeceğimize,
. Hilekârlık yapmayacamıza SÖZ VERELİM…
. Sadece yediklerimizle yaşayamayız. O hâlde, hergün kültürümüzü, bilgimizi artıralım… Ahlâkımızı yüceltip güzelleştirmeye gayret edelim…
. Ülkemizin hâli yürekler acısı, “Onu nasıl düzeltebiliriz? Bozulmada bizim payımıza düşen nedir? Bozukluğu gidermenin çaresi nedir?” sorularının cevabını bulalım… Gereğini mutlaka yerine getirelim…
. Her gün kitap okuyalım. Çünkü kültürün, ilmin, hikmetin kaynağı kitaplardır.
. Eskiden Müslümanlar, bugünkü kadar göz ve kulak günahı işlemezlerdi. Şimdi televizyon, radyo, basın, kalabalık şehirler bu günahların patlamasına yol açtı. Her yer günah galerisi hâline geldi. Günah arenaları oluşturuldu. Bunlardan nasıl korunacağız? Bu konu üzerinde asla ihmalkârlık etmeden durmalıyız. Çareleri mutlaka tatbik etmeliyiz.
. Çevremize iyi örnek güzel önder olmaya söz vermeliyiz… Sözümüzün eri olmalıyız…
. Az sadaka çok belâyı def eder. Sadaka vermeyi ihmal etmemeliyiz. Hiç olmazsa karşılaştıklarımıza güler yüzle bakmalıyız… Bu da bir çeşit sadakadır.
. Sadaka deyince sokak başlarında, caddelerde, köşelerde bucaklarda dilenen profesyonel isteyicileri anlamayalım. Bunlara verilenler sadaka sayılmaz. Yardıma muhtaç gerçek fakirler hayâlarından dolayı bir şey isteyemezler. Bizler onları arayıp bulmalıyız… Gerekeni de bunlar için yapmalıyız…
Her sabah, bu gün en az:
. Bir yetimi sevindirmeye,
. Bir fakiri memnun etmeye,
. Bir akrabamızı bizzat (veya telefonla ya da diğer ileşitim vasıtalarıyla) arayıp hatırını sormaya,
. Bir komşunun durumunu öğrenmeye,
. Bir muhtacı arayıp bulmaya, bulup da ihtiyacını gidermeye,
. Hiç olmazsa bir kişinin sıkıntısını gidermeye,
. Bir kişiye iyiliği tavsiye edip kötülükten vaz geçirmeye,
. Bir kişiye nasihat etmeye,
. Bir kişiye Kur’an’dan bir âyet nakletmeye,
. Bir kişiye Peygamberimiz efendimiz (S.A.V.) bir hadisini tebliğ etmeye KENDİ KENDİMİZE SÖZ VERELİM…
Var mısınız böyle delikanlı, hakiki müslüman olmaya?
İşte hodri meydan…
YAZAR: MEVLÜT ÖZCAN

